verb

jump

zıplamak, atlamak, sıçramak

The frog can jump very high.

Kurbağa çok yükseğe zıplayabilir.

Stock prices jumped this morning.

Hisse senedi fiyatları bu sabah fırladı.

He jumped at the chance to travel.

Seyahat etme şansının üzerine atladı.

((sth. üzerinden)) bir şeyin üzerinden atlamak Kedi duvarın üzerinden atladı.

((at sth.)) bir şeye balıklama atlamak Teklifin üzerine atladı.

Eş anlamlılar: zıplamak, atlamak, sıçramak; Zıt anlamlılar: durmak, kalmak

Orta İngilizce'deki 'jumpen' kelimesinden gelir, kökeni belirsizdir, muhtemelen yansıma bir kelimedir.

Zıplayan bir kanguru hayal edin. 'J' harfinin şekli, zıplama hareketini andırır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.