noun

junction

kavşak, birleşme yeri, aktarma istasyonu

We met at the junction of two roads.

İki yolun birleştiği kavşakta buluştuk.

This is a major railway junction.

Burası önemli bir demiryolu kavşağıdır.

The wire has a bad junction.

Telde kötü bir bağlantı var.

((bir kavşakta)) bir şeylerin birleştiği yer İki yolun kavşağında buluştuk.

Eş anlamlılar: intersection (kesişim), crossing (geçit), connection (bağlantı)

Latince 'iungere' (birleştirmek) kelimesinden gelir. 'junct-' kökü 'birleştirmek' anlamına gelir.

Bir 'junction'ı (kavşağı), yollar veya demiryolu hatları gibi şeylerin 'birleştiği' bir yer olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.