adjective

junior

küçük, kıdemsiz, ast

He is a junior executive at the company.

Şirkette alt düzey bir yönetici.

My daughter is a junior in high school.

Kızım lise üçüncü sınıfta.

The name is John Smith, Junior.

İsim John Smith, Junior.

((sb.))'den kıdemsiz olmak birinden daha düşük rütbede olmak. He is junior to me at work.

bir ast ((pozisyon)) daha düşük seviyeli bir pozisyon. He has a junior management role.

((okulda)) üçüncü sınıf öğrencisi üçüncü sınıf öğrencisi. She is a junior in college.

Eş anlamlılar: younger, subordinate; Zıt anlamlılar: senior, older

Latince 'genç' anlamına gelen 'iuvenis' kelimesinin karşılaştırma hali olan 'junior'dan gelir. Yani 'junior' kelimenin tam anlamıyla 'daha genç' demektir.

Martin Luther King Jr. gibi bir ismin sonundaki 'Jr.' harflerini düşünün. Bu, Junior anlamına gelir ve daha genç kişiyi ifade eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.