noun

junk

ıvır zıvır, hurda, çöp

My garage is full of old junk.

Garajım eski püskü şeylerle dolu.

Don't eat so much junk food.

Bu kadar çok abur cubur yeme.

I deleted all the junk mail.

Tüm gereksiz e-postaları sildim.

bir hurda parçası tek bir değersiz eşya. This old phone is a piece of junk.

abur cubur/gereksiz ((posta)) sağlıksız yiyecek veya istenmeyen e-posta. I try to avoid eating junk food.

Eş anlamlılar: çöp, döküntü, ıvır zıvır; Zıt anlamlılar: hazine, değerli eşyalar

Eski Fransızca'da ucuz halatlar ve sepetler yapmak için kullanılan bir bitki olan 'jonc' (hasır otu) kelimesinden gelir, bu nedenle 'değersiz malzeme' anlamını almıştır.

Eski arabalar ve hurda metalle dolu bir 'hurdalık' (junkyard) hayal edin. Hepsi ıvır zıvır (junk).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.