justifiable
Çeviri
haklı, meşru, savunulabilir
Örnekler
His anger was justifiable in that situation.
O durumda öfkesi haklıydı.
The high cost is justifiable by the quality.
Yüksek maliyet, kaliteyle haklı çıkarılabilir.
Dilbilgisi Kalıpları
((adjective)) ((noun)) haklı bir neden Yokluğu için haklı bir nedeni vardı. He had a justifiable reason for his absence.
be ((adjective)) haklı olmak Kararı tamamen haklıydı. His decision was perfectly justifiable.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: reasonable, defensible, warranted; Zıt anlamlılar: unjustifiable, unreasonable
Etimoloji
'justify' (haklı çıkarmak) + '-able' (-ebilir). Yani, 'haklı çıkarılabilir' anlamına gelir.
Hafıza İpuçları
Bir eylem 'justifiable' ise, onu iyi nedenlerle 'justify' (haklı çıkarmak) 'mümkündür' ('able').