noun

kebab

kebap

I would like a chicken kebab, please.

Bir tavuk kebap alabilir miyim, lütfen.

They sell delicious kebabs at the street market.

Sokak pazarında lezzetli kebaplar satıyorlar.

((bir/o)) kebap şişte pişirilmiş et ve sebze parçaları Bir tavuk kebap alabilir miyim, lütfen.

Eş anlamlılar: şiş, broşet

Türkçe 'kebap' kelimesinden gelir ve kökeni Arapça'dır.

Bu kelime zaten Türkçe olduğu için hatırlaması kolaydır. Şişe dizilmiş et ve sebzeleri düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.