noun

keys

anahtarlar, tuşlar, ipuçları, notalar

I can't find my car keys.

Araba anahtarlarımı bulamıyorum.

Communication is one of the keys to success.

İletişim, başarının anahtarlarından biridir.

The piano has black and white keys.

Piyanonun siyah ve beyaz tuşları vardır.

((bir şeyin)) ((anahtarları)) bir şeyi kilitlemek/açmak için bir nesne. Bunlar evimin anahtarları.

((bir şeye)) ((giden anahtarlar)) bir şeyi başarmanın yolu. Çok çalışmak başarının anahtarlarından biridir.

Eş anlamlılar: kilit açıcı, çözüm, cevap, ton

Eski İngilizce'de 'kazık' veya 'bağlantı elemanı' anlamına gelen 'cǣg' kelimesinden gelmektedir.

Bir kapıyı açabilen, klavyede yazı yazabilen, bir bulmacayı çözebilen ve bir müzik tonu ayarlayabilen tek bir anahtar hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.