verb

kidnap

kaçırmak (insan)

They tried to kidnap the celebrity's child.

Ünlünün çocuğunu kaçırmaya çalıştılar.

He was kidnapped and held for ransom.

Kaçırıldı ve fidye için tutuldu.

((sb.)) (birini) kaçırmak They planned to kidnap the ambassador.

Eş anlamlılar: abduct, capture, seize

'kid' (çocuk) + 'nap' ('nab' kelimesinin lehçe bir varyantı, kapmak anlamına gelir). Başlangıçta hizmetçilik için çocuk çalmak anlamına geliyordu.

Birinin bir 'kid'i (çocuğu) 'nab' (kapmaya) çalıştığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.