verb

kill

öldürmek, durdurmak, vakit geçirmek, mahvetmek

The hunter will kill the deer.

Avcı geyiği öldürecek.

Please kill the engine.

Lütfen motoru durdurun.

My feet are killing me.

Ayaklarım beni öldürüyor.

We have some time to kill.

Öldürecek biraz zamanımız var.

((sb./sth.)) (birini/bir şeyi) öldürmek The poison can kill a person quickly.

((sth.)) (bir şeyi) durdurmak, kapatmak Kill the lights before you leave.

((zaman)) (zaman) geçirmek, öldürmek I have an hour to kill before my flight.

Eş anlamlılar: murder, slay, assassinate; Zıt anlamlılar: save, revive, create

Eski İngilizce'de 'öldürmek, katletmek, idam etmek' anlamına gelen 'cwellan' kelimesinden gelir.

Bir filmdeki kötü karakterin 'Seni öldüreceğim!' dediğini hayal ederek ana anlamını hatırlayabilirsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.