noun

kisses

öpücükler

She covered his face with kisses.

Yüzünü öpücüklerle kapladı.

He ended the letter with 'hugs and kisses'.

Mektubu 'sevgiler ve öpücükler' ile bitirdi.

((sb.)) öpücükler vermek (birine) öpücükler vermek She gave him many kisses.

Synonyms: pecks, smooches

'kiss' kelimesinin çoğul hali. Tekil hali 's' ile bittiği için '-es' eklenerek oluşturulur.

Bir öpücük yetmediğinde, daha fazla kissES'e ihtiyacınız olur. '-es' sesi bir dizi küçük öpücük gibidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.