noun

knapsack

sırt çantası

He packed his books into his knapsack.

Kitaplarını sırt çantasına koydu.

a knapsack bir sırt çantası The hiker carried a small knapsack.

Eş anlamlılar: backpack, rucksack

Felemenkçe 'knapzak' kelimesinden gelir, 'knappen' (yemek) + 'zak' (çanta). Aslında yiyecek taşımak için bir çantaydı.

Bunu bir 'atıştırmalık çantası' (snack sack) olarak düşünün. 'Knap' sesi 'kapmak' gibi, sırtta taşınan bir 'sack' (çuval/çanta) içinde.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.