verb

knew

biliyordu, tanıyordu

I knew the answer.

Cevabı biliyordum.

She knew him from college.

Onu üniversiteden tanıyordu.

He knew that it was wrong.

Bunun yanlış olduğunu biliyordu.

((sb.)) knew ((sth.)) (bir şeyi) bilmek I knew his name.

((sb.)) knew ((sb.)) (birini) tanımak She knew the artist personally.

((sb.)) knew that... ...olduğunu bilmek We knew that the store was closed.

((sb.)) knew how to-inf nasıl ...yapılacağını bilmek He knew how to fix the car.

Eş anlamlılar: anladı, fark etti; Zıt anlamlılar: cahildi, bilmiyordu

Eski İngilizce 'cnāwan' kelimesinden gelir. Sessiz 'k', Germen kökenli İngilizce kelimelerde yaygın bir özelliktir.

'Knew', 'new' (yeni) ile kafiyelidir. 'I knew the new student' (Yeni öğrenciyi tanıyordum) gibi bir cümleyle hatırlayabilirsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.