verb

knocks

vurmak, çalmak, çarpmak

He knocks on the door before entering.

İçeri girmeden önce kapıyı çalar.

The wind knocks the sign over.

Rüzgar tabelayı deviriyor.

((bir şeye)) vurmak Kapıyı çalar.

((bir şeyi)) ((devirmek)) devirmek Rüzgar tabelayı deviriyor.

Eş anlamlılar: tap, hit, strike, bump

Keskin bir darbe sesini taklit eden onomatopoeik kökenlidir.

Kapıdaki 'tak, tak' (knock, knock) sesini hatırlayın. '-s' üçüncü tekil şahıs (he/she/it) içindir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.