noun

knothole

budak deliği

He peeked through the knothole in the fence.

Çitteki budak deliğinden gizlice baktı.

((bir)) ~ (bir şeyde) (bir şeydeki) budak deliği I saw light through a knothole in the door.

Eş anlamlılar: peephole (gözetleme deliği), opening (açıklık)

'knot' (ağaçtaki budak) ve 'hole' (delik) kelimelerinden oluşan birleşik bir kelimedir.

Kelimenin tam anlamıyla, bir ağaç 'budağının' (knot) düştüğü yerdeki 'delik' (hole). 'k' harfi okunmaz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.