verb

know

bilmek, tanımak

I know his name.

Onun adını biliyorum.

Do you know how to swim?

Yüzmeyi biliyor musun?

I know that he is honest.

Onun dürüst olduğunu biliyorum.

She is known for her kindness.

Nezaketiyle tanınır.

((sth.)) (bir şeyi) bilmek I know the answer.

((sb.)) (birini) tanımak I know your brother.

((-dığını)) bilmek I know that you are right.

((nasıl -ileceğini)) bilmek She knows how to cook.

Eş anlamlılar: understand, recognize, perceive; Zıt anlamlılar: ignore, be unaware

Eski İngilizce 'cnawan' kelimesinden gelir, 'can' ve 'ken' ile ilgilidir. Kökü algılamak veya tanımak anlamına gelir.

Bir şeyi 'biliyorsanız' (know), o bilgiye 'şimdi' (now) sahipsiniz demektir. 'k' harfi, bildiğiniz bir sır gibi sessizdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.