noun

know-how

ustalık, beceri, know-how

He has the technical know-how for the job.

İş için gerekli teknik beceriye sahip.

We need someone with marketing know-how.

Pazarlama becerisi olan birine ihtiyacımız var.

((adjective)) know-how (sıfat) beceri She has a lot of practical know-how.

((sth.)) için know-how (bir şey için) beceri He lacks the know-how for this project.

Eş anlamlılar: uzmanlık, beceri, yeterlilik

'know' (bilmek) ve 'how' (nasıl) kelimelerinin birleşimi. Kelimenin tam anlamıyla, bir şeyin 'nasıl' yapılacağını bilmek.

Sadece *ne* yapılacağını bilmek değil, *nasıl* yapılacağını bilmektir. 'bilmek + nasıl' diye düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.