verb

lament

yas tutmak, ağıt yakmak, sızlanmak

She lamented the loss of her friend.

Arkadaşının kaybına üzüldü.

He lamented that he had not studied harder.

Daha sıkı çalışmadığı için hayıflandı.

((sth.)) (bir şeye) üzülmek, yasını tutmak Arkadaşının kaybına üzüldü.

((that ...)) (bir şey olduğu için) hayıflanmak Daha sıkı çalışmadığı için hayıflandı.

Eş anlamlılar: mourn (yas tutmak), grieve (kederlenmek); Zıt anlamlılar: rejoice (sevinmek), celebrate (kutlamak)

Latince 'inleme, sızlanma' anlamına gelen 'lamentum' kelimesinden gelir.

Derin üzüntüyü ifade etmek için bir cenazede söylenen hüzünlü bir şarkıyı veya 'ağıtı' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.