noun

lapse

hata, yanılgı, zaman aşımı, ara

He had a momentary lapse in concentration.

Anlık bir konsantrasyon kaybı yaşadı.

There was a long lapse of time between calls.

Aramalar arasında uzun bir zaman geçti.

His membership lapsed after a year.

Üyeliği bir yıl sonra sona erdi.

a lapse in ((sth.)) (... konusunda) bir hata He had a momentary lapse in concentration.

a lapse of ((sth.)) (... süresi) bir ara There was a long lapse of time.

Eş anlamlılar: slip, error, failure, interval

Latince 'kayma, düşme' anlamına gelen 'lapsus' kelimesinden gelir.

Hafızanız veya bir sözleşme gibi bir şeyin 'kayıp gittiğini' veya 'düştüğünü' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.