adjective

large

büyük, geniş

They live in a large house.

Büyük bir evde yaşıyorlar.

A large number of people attended.

Çok sayıda insan katıldı.

((sıfat)) + ((isim)) büyük boyutta veya miktarda He has a large dog.

at large serbest; yakalanmamış The suspect is still at large.

Eş anlamlılar: big, great, huge (büyük, kocaman); Zıt anlamlılar: small, little, tiny (küçük, ufacık)

Eski Fransızca 'large' kelimesinden, o da Latince 'bol, cömert' anlamına gelen 'largus' kelimesinden gelir.

Kıyafet bedenlerindeki 'L' harfinin 'Large' (Büyük) anlamına geldiğini hatırlayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.