noun

apparatus

aparat, cihaz, aygıt, donanım

The lab has a new scientific apparatus.

Laboratuvarda yeni bir bilimsel aparat var.

The breathing apparatus helps firefighters in smoky buildings.

Solunum aparatı, itfaiyecilere dumanlı binalarda yardımcı olur.

The state has a complex apparatus for collecting taxes.

Devletin vergi toplamak için karmaşık bir aygıtı var.

((isim)) bir amaç için kullanılan bir dizi ekipman. The lab has a new scientific apparatus.

Eş anlamlılar: equipment, gear, device, contraption

Latince 'hazırlamak' anlamına gelen 'apparare'den gelen 'apparatus' kelimesinden türemiştir. 'ad-' (yönelme) + 'parare' (hazır etmek) olarak ayrılır.

Belirli bir görev için 'hazırladığınız' (prepare) ekipman olarak düşünün. 'parare' kökü 'hazır etmek' anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.