last
Çeviri
sürmek, devam etmek, son, geçen
Örnekler
The movie lasts two hours.
Film iki saat sürüyor.
These shoes will last a long time.
Bu ayakkabılar uzun süre dayanır.
This is the last page.
Bu son sayfa.
I saw her last night.
Onu dün gece gördüm.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şey)) sürmek ((bir süre boyunca)) Toplantı bir saat sürecek.
son ((isim)) Gelen son kişi oydu.
geçen ((zaman ismi)) Geçen yıl tanıştık.
Benzer Kelimeler
Benzer: (fiil) continue, endure; (sıfat) final. Zıt anlamlılar: (fiil) end; (sıfat) first
Etimoloji
Eski İngilizce'de 'takip etmek, dayanmak' anlamına gelen 'læstan' kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
Kumda 'kalan' (lasts) bir ayak izinin geride kalan 'son' (last) şey olduğunu düşünün.