late
Çeviri
geç, gecikmiş, merhum
Örnekler
The train was late.
Tren geç kaldı.
He is in his late twenties.
Yirmili yaşlarının sonlarında.
Her late husband was a doctor.
Merhum kocası bir doktordu.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeye)) geç kalmak. The train was late.
((yirmili/otuzlu)) yaşlarının sonlarında. He is in his late twenties.
merhum ((biri)). Her late husband was a doctor.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: tardy (gecikmiş), delayed (ertelenmiş); Zıt anlamlılar: early (erken), punctual (dakik)
Etimoloji
Eski İngilizce'de 'yavaş, uyuşuk' anlamına gelen 'læt' kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
'Bir randevuya geç kalmayı' düşünün. Şekli değişmeden zarf olarak da kullanılabilir (ör. 'Geç geldi').