noun

lattice

kafes, örgü, latis

A lattice of vines covered the wall.

Duvarda sarmaşıklardan bir kafes vardı.

The atoms form a crystal lattice.

Atomlar bir kristal kafes oluşturur.

a lattice of (sth.) (bir şeyin) kafesi A lattice of vines covered the wall.

Eş anlamlılar: grid (ızgara), trellis (çardak), network (ağ), framework (çerçeve)

Eski Fransızca'da 'ince tahta şerit' anlamına gelen 'latte' kelimesinden gelir. Bu şeritler bu tür yapıları oluşturmak için kullanılırdı.

Üzeri hamur şeritlerinin çaprazlanmasıyla yapılmış bir turtanın 'kafes' (lattice) üstünü düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.