adjective

apparent

bariz, aşikar, belli, görünürdeki

It was apparent that she was unhappy.

Onun mutsuz olduğu belliydi.

His guilt was apparent to everyone.

Suçu herkes için barizdi.

The apparent cause of death was a heart attack.

Görünürdeki ölüm nedeni kalp kriziydi.

It is apparent that ((clause)) ... olduğu belli/bariz. It was apparent that she was unhappy.

apparent to ((sb.)) (biri) için bariz olmak. His guilt was apparent to everyone.

the apparent ((noun)) görünürdeki... The apparent cause of death was a heart attack.

Eş anlamlılar: obvious, clear, evident, seeming; Zıt anlamlılar: unclear, obscure, hidden

Latince 'görünmek' anlamına gelen 'apparere'den gelir. 'ad-' (yönelme) + 'parere' (ortaya çıkmak, görünür olmak) olarak ayrılır.

'appear-ent' gibi görünüyor. Bir şey tam önünüzde 'belirirse' (appears), o 'barizdir' (apparent).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.