noun

laws

yasalar, kanunlar, kurallar

We must obey the laws of the country.

Ülkenin yasalarına uymalıyız.

The laws of physics are universal.

Fizik yasaları evrenseldir.

((laws)) ((of sth.)) (bir şeyin) yasaları The laws of physics are universal.

((laws)) ((against sth.)) (bir şeye) karşı yasalar There are strict laws against drunk driving.

Eş anlamlılar: rules, regulations, statutes, principles

Eski İngilizce 'lagu' kelimesinden, o da 'belirlenmiş, sabitlenmiş şey' anlamına gelen Eski Norsça 'lag' kelimesinden gelir.

'Laws' kelimesini toplum tarafından konulmuş ve herkesin uyması gereken kurallar olarak düşünün. Bunları çiğnemek yasal sorunlara yol açar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.