verb

lay

koymak, sermek, yumurtlamak

Please lay the book on the table.

Lütfen kitabı masanın üzerine koy.

The hen lays an egg every day.

Tavuk her gün bir yumurta yumurtlar.

They will lay the foundation tomorrow.

Yarın temeli atacaklar.

((sth.)) ((somewhere)) (bir şeyi) (bir yere) koymak Please lay your keys on the counter.

((an egg)) yumurta yumurtlamak The chicken laid an egg.

Eş anlamlılar: place, put, set; Sıkça karıştırılan: lie (uzanmak)

Eski İngilizce'de 'yerleştirmek' anlamına gelen 'lecgan' kelimesinden gelir.

'Lay' geçişli bir fiildir, bu yüzden her zaman bir nesneye ihtiyaç duyar. Bir şeyi ('something') koyarsınız. 'Lie' geçişsizdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.