leading
Çeviri
önde gelen, lider, başlıca
Örnekler
She is a leading expert in her field.
Kendi alanında önde gelen bir uzmandır.
The leading car is blue.
Öndeki araba mavi.
Dilbilgisi Kalıpları
((isim)) bir (ismi) tanımlamak için She is a leading expert.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: main, primary, foremost; Zıt anlamlılar: minor, secondary, following
Etimoloji
Yol göstermek veya birinci olmak anlamına gelen 'to lead' fiilinin sıfat-fiil halinden gelir.
Hafıza İpuçları
Bir gruba 'liderlik eden' (leading) birini düşünün; o en önemli veya ilk kişidir, bu yüzden 'leading' denir.