adjective

learned

bilgili, alim, bilgin

She is a very learned woman.

O çok bilgili bir kadın.

He gave a learned presentation on the topic.

Konuyla ilgili bilgili bir sunum yaptı.

a learned ((person)) bilgili bir (kişi) O çok bilgili bir kadın.

a learned ((work)) bilimsel bir (eser) Konuyla ilgili bilimsel bir makale yazdı.

Synonyms: scholarly, erudite, knowledgeable; Antonyms: ignorant, uneducated

'learn' fiilinin geçmiş zaman ortacından gelir. Çok şey 'öğrenmiş' birini ifade eder.

Sıfat için iki heceli telaffuzu ('learn-ed') hatırlayın, böylece tek heceli fiil biçiminden ('lernd') ayırt edebilirsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.