verb

leaving

ayrılmak, terk etmek, bırakmak

He is leaving the house now.

Şimdi evden ayrılıyor.

She is leaving her job next month.

Gelecek ay işinden ayrılıyor.

Are you leaving some food for me?

Bana biraz yiyecek bırakıyor musun?

((sth.)) bir yerden ayrılmak He is leaving the house now.

((sth.)) bir işveren için çalışmayı bırakmak She is leaving her job next month.

((sth.)) ((for sb.)) bir şeyi başkası için yanına almamak Are you leaving some food for me?

Eş anlamlılar: depart (ayrılmak), exit (çıkmak), quit (bırakmak); Zıt anlamlılar: arrive (varmak), stay (kalmak)

Eski İngilizce 'kalmasına izin vermek' anlamına gelen 'lǣfan' kelimesinden gelir.

Sonbaharda 'yaprakların' (leaves) ağacı 'terk ettiğini' (leave) unutmayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.