noun

ledge

çıkıntı, pervaz, kayalık, kenar

He stood on the narrow ledge of the cliff.

Uçurumun dar çıkıntısında duruyordu.

She placed the plant on the window ledge.

Bitkiyi pencere pervazına koydu.

((sth. üzerinde/sth.'nin)) (bir şeyin) çıkıntısı Uçurumun çıkıntısına oturdu.

Eş anlamlılar: pervaz, raf, sırt, çıkıntı

Eski İngilizce'de 'leċġan' (yatırmak, koymak) kelimesinden gelir, 'lie' (uzanmak) ile ilgilidir. Bir şeyin konulabileceği yer anlamına gelir.

'Edge' (kenar) kelimesine benziyor. Bir 'ledge' (çıkıntı) genellikle bir uçurumun veya pencerenin kenarında olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.