noun

leg

bacak, ayak (mobilya)

I broke my leg.

Bacağımı kırdım.

The leg of the table is broken.

Masanın ayağı kırık.

This is the last leg of our journey.

Bu, yolculuğumuzun son ayağı.

((sb.'s)) leg (vücut bölümü) birinin bacağı Onun bacakları çok uzun.

the ((leg)) of (sth.) (mobilya parçası) bir şeyin ayağı Bir masanın dört ayağı vardır.

the ... ((leg)) of (sth.) (yolculuğun bir bölümü) bir şeyin ... ayağı Uçuşun ilk ayağı Tokyo'ya.

Eş Anlamlılar: limb (uzuv)

Eski Nors dilinde 'bacak, kemik' anlamına gelen 'leggr' kelimesinden gelir.

Sadece insanlar/hayvanlar için değil, aynı zamanda masa ve sandalye gibi mobilyalar için de kullanıldığını unutmayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.