noun

legitimacy

meşruiyet, yasallık

The government's legitimacy was questioned by the people.

Hükümetin meşruiyeti halk tarafından sorgulandı.

She challenged the legitimacy of the will in court.

Vasiyetnamenin yasallığına mahkemede itiraz etti.

((sth.))'in meşruiyeti ((bir şeyin)) meşruiyeti The legitimacy of the election was in doubt.

Eş anlamlılar: validity, lawfulness, authenticity; Zıt anlamlılar: illegitimacy

Latince 'lex' (yasa) kelimesinden gelen 'legitimus' (yasal) kelimesinden türemiştir. '-acy' eki bir durumu veya niteliği belirtir.

Bir şeyin gerçek veya uygun olduğunu belirten argo 'legit' kelimesini düşünün. 'Legitimacy' bunun isim halidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.