noun

lessons

dersler, ibretler

She takes swimming lessons.

Yüzme dersleri alıyor.

We learned many lessons from our mistakes.

Hatalarımızdan birçok ders çıkardık.

to take lessons in ((sth.)) (bir konuda) ders almak She takes lessons in French.

to learn lessons from ((sth.)) (bir şeyden) dersler çıkarmak We learned important lessons from the project.

Eş anlamlılar: classes, instructions, teachings

'lesson' kelimesinin çoğulu. Eski Fransızca 'leçon' (okuma) kelimesinden.

Tek bir öğreti 'lesson'; birden fazla öğreti veya bir kurs 'lessons' demektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.