verb

appease

yatıştırmak, sakinleştirmek, teskin etmek

They tried to appease the angry crowd.

Kızgın kalabalığı yatıştırmaya çalıştılar.

He ate a snack to appease his hunger.

Açlığını bastırmak için bir şeyler atıştırdı.

((sb.)) (birini) yatıştırmak They tried to appease the angry crowd.

((sth.)) (bir duyguyu) bastırmak He ate a snack to appease his hunger.

Eş anlamlılar: pacify, placate, soothe; Zıt anlamlılar: provoke, aggravate

Eski Fransızca 'apaisier' kelimesinden, 'a-' (yönelme) + 'pais' (barış). Kelimenin tam anlamı 'barış getirmek'.

'Appease' kelimesi 'peace' (barış) kelimesini içerir. Birini barış sağlamak için yatıştırırsınız.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.