noun

life

hayat, yaşam, canlılık

Life is a precious gift.

Hayat değerli bir hediyedir.

He lived a long and happy life.

Uzun ve mutlu bir hayat yaşadı.

The city is full of life at night.

Şehir geceleri hayat dolu.

life (sayılamayan) hayat, yaşam Life is a precious gift.

a life (sayılabilen) bir ömür He lived a long and happy life.

full of life hayat dolu The city is full of life at night.

Eş anlamlılar: existence, being; Zıt anlamlılar: death

Eski İngilizce'deki 'līf' (varoluş, beden) kelimesinden gelir. 'to live' fiili ile ilgilidir.

Çoğul hali 'v' sesiyle telaffuz edilen 'lives' şeklindedir. 'lives' (o yaşar) fiili ile karıştırmayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.