noun

lifeblood

can damarı, yaşam kaynağı

Tourism is the lifeblood of the island's economy.

Turizm, adanın ekonomisinin can damarıdır.

Coffee is the lifeblood of our office.

Kahve ofisimizin yaşam kaynağıdır.

the lifeblood of ((sth.)) ((sth.))'nın can damarı Tourism is the lifeblood of the economy.

Eş anlamlılar: öz, çekirdek, canlılık

'life' (hayat) + 'blood' (kan) kelimelerinden. Kelimenin tam anlamıyla yaşam için gerekli olan kan, mecazi olarak kullanılır.

Bir vücudu hayatta tutmak için dolaşan kanı düşünün. Bu kelime, bir sistemi veya organizasyonu canlı tutan temel unsuru ifade eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.