noun

lifetime

ömür, hayat boyu, kullanım ömrü

It was the opportunity of a lifetime.

Bu, hayatımın fırsatıydı.

The machine has a long lifetime.

Makinenin kullanım ömrü uzun.

((a/the)) lifetime of ((sb./sth.)) (birinin/bir şeyin) ömrü The lifetime of this battery is short.

in ((sb.'s)) lifetime (birinin) ömründe He achieved a lot in his short lifetime.

Synonyms: lifespan, existence, duration

'life' (hayat) ve 'time' (zaman) kelimelerinin birleşimi, kelimenin tam anlamıyla 'birinin hayatının zamanı' demektir.

Doğumdan ölüme uzanan bir zaman çizelgesi hayal edin - işte bu bir 'lifetime'dır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.