noun

lightning

şimşek, yıldırım

A flash of lightning lit up the sky.

Bir şimşek gökyüzünü aydınlattı.

He was struck by lightning but survived.

Ona yıldırım çarptı ama hayatta kaldı.

bir ((şimşek))/((yıldırım)) gökyüzündeki bir elektrik parlaması I saw a bolt of lightning hit that tree.

Synonyms: flash, bolt, thunderbolt

Eski İngilizce'de 'ışık yapmak' anlamına gelen 'līhting' kelimesinden gelmektedir. 'to lighten' (aydınlatmak) fiiliyle ilgilidir.

Bu, fırtına sırasında gökyüzündeki doğal ışık parlamasıdır. 'lighting' (aydınlatma) ile karıştırmayın. Şimşek gök gürültüsünden önce gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.