like
Çeviri
sevmek, hoşlanmak
Örnekler
I like your new shoes.
Yeni ayakkabılarını beğendim.
She likes to read books.
Kitap okumayı sever.
Do you like watching movies?
Film izlemeyi sever misin?
Dilbilgisi Kalıpları
((biri)) ((bir şeyi)) sevmek (bir şeyi) hoş bulmak Pizzayı severim.
((biri)) ((-ing)) (bir şeyi) yapmaktan hoşlanmak O okumayı sever.
((biri)) ((to-inf)) (bir şeyi) yapmaktan hoşlanmak O yüzmeyi sever.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: enjoy, love, appreciate; Zıt anlamlılar: dislike, hate
Etimoloji
Eski İngilizce'de 'memnun etmek, yeterli olmak' anlamına gelen 'līcian' kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
Hoşunuza giden bir şeye 'beğeni' (sosyal medyada 'like') verdiğinizi hayal edin.