noun

lime

misket limonu, kireç, limon yeşili

I need a lime for my drink.

İçeceğim için bir misket limonuna ihtiyacım var.

The wall was painted a bright lime color.

Duvar parlak bir limon yeşili rengine boyanmıştı.

Farmers use lime to treat the soil.

Çiftçiler toprağı işlemek için kireç kullanır.

((bir)) misket limonu (meyve) küçük yeşil bir narenciye She added a slice of lime to her water.

kireç (madde) beyaz bir madde This fertilizer contains lime.

Eş anlamlılar: limon, narenciye; (renk) yeşil

Arapça 'līma' (narenciye) veya Farsça 'līmū' kelimesinden gelir.

Bir içeceğin içindeki ekşi yeşil misket limonunu hayal edin. Aynı kelimenin 'kireç' anlamına da geldiğini unutmayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.