adjective

limited

sınırlı, kısıtlı

We have a limited amount of time.

Sınırlı zamanımız var.

This is a limited edition product.

Bu, sınırlı sayıda üretilmiş bir üründür.

limited ((isim)) sınırlı ... Sınırlı seçeneklerimiz var.

Eş anlamlılar: restricted, finite; Zıt anlamlılar: unlimited, infinite

Latince 'limes' (sınır, limit) kelimesinden gelir. '-ed' eki, onu sıfat olarak kullanılan bir geçmiş zaman ortacı yapar.

Yoldaki bir 'limit' tabelasını düşünün. 'Limited' geçemeyeceğiniz bir sınır olduğu anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.