noun

lineage

soy, nesep, sülale

He can trace his lineage back to the 16th century.

Soyunu 16. yüzyıla kadar takip edebiliyor.

This is a dog with a noble lineage.

Bu, soylu bir soya sahip bir köpek.

trace (one's) lineage back to ((sth.)) soyunu (sth.)'e kadar sürmek He traces his lineage back to royalty.

a lineage of ((sb.)) bir (sb.) soyu a lineage of famous artists

Eş anlamlılar: soy, şecere, köken, ebeveynlik

'line' (çizgi) + '-age' (topluluk veya durum bildiren bir ek). Kelimenin tam anlamıyla ataların bir 'çizgisi' anlamına gelir.

Nesilleri birbirine bağlayan 'çizgilerden' oluşan bir soyağacını düşünün. Ayrıca 'line' + 'age' (çağlar boyunca) olarak da hatırlayabilirsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.