noun

lineup

kadro, diziliş, sıra, program

The coach announced the starting lineup for the game.

Antrenör maçın başlangıç kadrosunu açıkladı.

There's a great lineup of bands at the festival.

Festivalde harika bir grup kadrosu var.

The police put the suspect in a lineup.

Polis şüpheliyi teşhis için sıraya dizdi.

a lineup of ((sth.)) ((bir şeyin)) kadrosu There's a great lineup of bands at the festival.

kadro, diziliş, sıra, program

'to line up' (sıraya girmek) öbek fiilinden gelir.

İnsanların veya nesnelerin sergilenmek veya bir eylem için 'line' (sıra) halinde 'up' (hazır) olduğunu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.