noun

listener

dinleyici

She is a good listener.

O iyi bir dinleyicidir.

The radio show has many listeners.

Radyo programının çok sayıda dinleyicisi var.

a good/bad listener iyi/kötü bir dinleyici She is known for being a good listener.

Synonyms: hearer, audience

'Listen' (dinlemek) fiiline, eylemi yapan kişiyi belirten '-er' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

Aktif olarak 'dinleyen' (listen) birini hayal edin. '-er' eki, o işi 'yapan kişi' anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.