adjective

literary

edebi, yazınsal

She won a famous literary prize.

Ünlü bir edebiyat ödülü kazandı.

He is a well-known literary critic.

O, tanınmış bir edebiyat eleştirmenidir.

((bir)) literary ((isim)) edebi The book has great literary merit.

Eş anlamlılar: scholarly, artistic, bookish

Latince 'harflerle veya öğrenmeyle ilgili' anlamına gelen 'litterarius' kelimesinden gelir.

Bunu 'literature' (edebiyat) ile bağdaştırın – kitaplar ve yazıyla ilgili her şey.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.