adjective

little

küçük, az, genç

She has a little dog.

Onun küçük bir köpeği var.

There is little hope of success.

Başarı umudu çok az.

He is my little brother.

O benim küçük erkek kardeşim.

a little ((isim)) küçük Onun küçük bir köpeği var.

little ((sayılamayan isim)) az Benim az param var.

Eş anlamlılar: small, tiny; Zıt anlamlılar: big, large, much

Eski İngilizce 'lytel' kelimesinden gelir.

'a' olmadan kullanılan 'little' genellikle olumsuz bir anlama (çok değil) sahipken, 'a little' olumlu bir anlama (biraz) sahiptir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.