noun

load

yük, sorumluluk, ağırlık

The truck carried a heavy load.

Kamyon ağır bir yük taşıyordu.

She has a heavy work load.

Onun ağır bir iş yükü var.

Let's do a load of laundry.

Hadi bir posta çamaşır yıkayalım.

a load of ((sth.)) bir sürü... He told a load of lies.

a heavy/light load ağır/hafif bir yük. The bridge can support a heavy load.

Eşanlamlılar: burden, cargo, weight, shipment

Eski İngilizce'de 'yol, seyahat, taşıma' anlamına gelen 'lād' kelimesinden gelir. 'load' bir seyahatte taşınan şeydir.

Bir kamyona kutu yüklediğinizi hayal edin. Kutular 'load'dur. Bu kelime aynı zamanda 'to load' (yüklemek) fiili olarak da kullanılır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.