noun

loan

kredi, borç, ödünç

I took out a loan to buy a car.

Araba almak için kredi çektim.

The painting is on loan from the museum.

Tablo müzeden ödünç alınmıştır.

((bir kredi)) ((... tutarında)) ... tutarında bir kredi 5.000 dolarlık bir kredi aldım.

((bir kredi)) ((...-den/dan)) ...-den/dan bir kredi Bu, ailemden bir kredi.

((ödünç olarak)) ödünç olarak Kitap kütüphaneden ödünç alınmıştır.

Eş anlamlılar: credit, advance

Eski Nors dilindeki 'lán' (ödünç) kelimesinden gelir.

'Loan'ı (krediyi) ödeyene kadar borcunuzla 'alone' (yalnız) olduğunuzu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.