verb

lock

kilitlemek

Don't forget to lock the door.

Kapıyı kilitlemeyi unutma.

He locked his keys in the car.

Anahtarlarını arabada kilitli unuttu.

to lock ((sth.)) (bir şeyi) kilitlemek Please lock the gate.

to lock ((sth.)) ((in a place)) (bir şeyi) (bir yere) kilitlemek She locked the dog in the house.

Eş anlamlılar: secure, fasten, bolt; Zıt anlamlılar: unlock, open

Eski İngilizce'de 'kapatmak, bağlamak' anlamına gelen 'lucan' kelimesinden gelir. 'Lock' (kilit) ismiyle ilgilidir.

Bu, bir anahtar ve bir 'kilit' (isim olan 'lock') ile yaptığınız eylemdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.