noun

locker

kilitli dolap, soyunma dolabı

I put my books in my locker.

Kitaplarımı dolabıma koydum.

The gym has lockers for everyone.

Spor salonunda herkes için dolaplar var.

((a/the)) locker küçük kilitli bir dolap. I put my books in my locker.

Eş anlamlılar: cabinet (dolap), cupboard (büfe), storage unit (depolama ünitesi)

'lock' (kilitlemek) fiiline, bir eylemi yapanı veya aleti belirten '-er' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur. Kelimenin tam anlamı 'kilitleyen şey'dir.

'locker', 'lock' (kilitleyebileceğiniz) bir kutudur. Okullardaki veya spor salonlarındakileri düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.